| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Teknolojik Gelişmeler, endüstriyel teknoloji, teknoloji televizyonu,elektironik,aletler,yeni teknoloji,

Teknik Teknolojik Gelişmeler,Teknoloji Hakkında Güncel Başlıklar , donanım,bilgisayar donanım fiyatları,donanım haberleri,donanım hakkında , iyi anakart,gigabyte anakart,gold bilgisayar,haber,haberler,teknoloji ve bilim,teknoloji,bilim,teknoloji ve tasarım sitesi,teknoloji haberleri,bilim haberleri,bilim ve teknoloji,türk bilim,zeka oyunları,

3 "teknolojik gelişmeler" etiketi kullanan gönderi "teknolojik gelişmeler" etiketi kullanan diğer içerikler resimler , videolar

Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

Termometreyi Kim İcat Etti?


Mevsimine göre,evinizde veya dışarıda soğuğun, ya da sıcağın kaç derece olduğunu öğrenmek için kim bilir kaç kez termometreye bakmışsınızdır.

Herkesin bildiği gibi, termometrenin görevi ısıyı ölçmektir. Başka türlü söylemek gerekirse,soğuğun veya sıcağın ne kadar olduğunu (kaç dereceyi bulduğunu) göstermektir. Termometre kelimesi,"ısı" anlamına "thermo" ve "ölçü" karşılığı "meter metre" kelimelerinden meydana gelmiştir. Yani bileşik bir kelimedir.

Bir termometrenin yapı ve görevindeki esas,aynı ısıda, daima aynı dereceyi göstermesidir. Bu alandaki ilk çalışmalar da,Kristof Kolomb'un Amerika�yı keşfinden 100 yıl sonra, 1592 yılında Galileo (Galile) adındaki bilgin tarafından yapılmıştır. Galile,gerçekte bir "hava termoskopu" diye tanımlanması gereken bir tür termometrenin yapımını tasarlamış ve bunu başarıyla gerçekleştirmiştir. Galile'nin yaptığı termoskop (ısı gösterici),bir ucunda oyuk bir ampulcük bulunan cam bir tüptü. Dar bir boru görünüşündeki cam tüpün içinde hava vardı. Tüp ve ampulcük,içindeki havanın genleşmesi için ısıtılıyordu. Sonra açık olan uç, su gibi bir sıvının içine sokuluyordu.

Tüpteki hava soğuyunca hacmi büzüşüyor, küçülüyor ve onun yerine, açık uçtan giren su yükseliyordu.Kısacası, ısı değişikliği tüpün içindeki sıvının (suyun) yükselip alçalmasıyla fark ediliyordu. Ancak, burada sadece havanın genleşip büzülüşü sayesinde ısı değişiklikleri görülüyor,fakat ısının ölçülmesi mümkün olmuyordu. Gene de,ısı değişimlerinin atmosfer basıncıyla ilişkisi esası ortaya çıkarılmıştı.

Günümüzde kullanılan modern termometrelerde,ısıyı ölçmek için,hava değişimlerine göre genleşip büzülen bir sıvı kullanılır. Söz konusu sıvı,ince cam boruya titiz bir dikkatle bağlantılı camdan ve çok küçük bir yuvarlağın içindedir. Yüksek ısıyla (sıcakla),sıvı genleşir. Cam boruda yükselir. Alçak ısıyla (soğukla), büzüşür, aşağı doğru çekilir. Cam borunun üstündeki taksimetre (dereceleme),bize ısının ne olduğunu belirtir.

En son teknolojik gelişmeler






Havayı suya dönüştürüyor
ABD'liler, havayı suya dönüştüren makine yaptı. Dizel motorlu makine, 1 günde havayı 300 litre suya dönüştürüyor. Makine, özellikle afet bölgelerinde kullanılacak.

Elmo artık takla atıyor
Çocukların sevdiği Elmo, artık hareket ediyor, takla atıyor, gülüyor. Kuklası piyasaya çıkan Elmo, ABD'de kapış kapış satılıyor.

O bir bisiklet tutkunu
Teknolojinin bir numarası Japonlar, bir ilki daha gerçekleştirdi: Bisiklet kullanan insansı robot... Tokyo'da tanıtılan 'Murataseisaku-kun' şaşkın bakışlar arasında bisiklet sürdü.

Teknolojik Gelişmeler

Bilim ve Teknolojideki Gelişmeler

20. yy bilim ve teknolojinin gelişmesinde altın çağını yakalamış, insan hayatında vazgeçilmez bir rahatlık sağlamıştır. Bilim hiçbir zaman durağanlık göstermemektedir. Bilimin sınırları genişlerken; dünyanın sanıldığı kadar büyük olmadığı gerçeği ortaya çıkmaktadır.
Günümüzde bilim olağanca hızıyla ilerlemekle birlikte insan hayatının olmazsa olmazları arasına girmeyi başarmıştır. Bilimin sonucu olarak ortaya çıkan teknoloji hayatımızı her alanda kolaylaştırmayı başarmıştır.
Bilim ve teknoloji arasında sıkı bir ilişki bulunmakta, birbirlerini tamamlamaktadırlar. Bilimsel çalışmalar uygulamaya elverişli bilgi üreterek teknolojik gelişmeye yol açarken, teknolojik gelişmeler de bilimsel araştırmaların daha uygun şartlarda yapılmasını sağlayarak bilimsel gelişmeyi hızlandırmaktadır .
Rönesans ve reformla birlikte bilimdeki gelişmelerin temelleri atılmış, bilimsel gelişmeyi engellemeye çalışan tüm olumsuzluklar da ortadan kalkmıştır (Kilise ve Dinin Etkisi gibi).
İnsanlar, tanrıbilimsel gerçeklerden sıyrılıp içinde yaşadıkları dünyayı ve bu dünya ile ilgili sorunları keşfetmişlerdir. Bu gibi gelişmelerin sonucunda da bilimsel gelişmeler başlayıp zamanla hız kazanmıştır.
Bilim ve teknolojinin ortaya çıktığı tarihten itibaren insanlar içinde yaşadıkları dünya ile yetinmemişlerdir. Uzayı merak etmişler, uzayın sırlarını çözmek amacıyla gizemli bir yolculuk, sistemli bir çalışma içerisine girmişlerdir. Sıvı yakıtlı motorların bulunması ile uçaklar ulaşım aracı olarak kullanılmaya başlanmış, insanlara uzak gibi görünene mesafeler artık ortadan kalkmıştır. Bunun sonucunda insanların uzaya gitme isteği iyice artmıştır .
Uzayı tanımlayacak olursak; güneşi gezegenleri uyduları, yıldızları, sayısız galaksiyi içine alan boşluktur. Bu sınırsız boşluk içersinde bulunana gök cisimlerinin her biri dünya yüzeyindeki toz parçacıkları kadardır. İlk çağ filozoflarından başlayarak bir çok bilim adamı uzayı tanımlama çabası içerisine girmişlerdir. Örneğin; Galile’nin gök bilimleri ile ilgili çalışmaları olmuştur. Teleskopla gözlemler yapmış, şu anki bilim adamlarımızın bile sonucuna ulaşamadıkları bir araştırma çizgisini başlatmıştır. Kepler ise; gezegenlerin yörüngelerinin üzerine çalışmalar yapmış, elips şeklindeki hareketleri saptamayı başarmıştır.
Günümüzde ise uzaya ulaşma çabası dünya üzerinde milletler arası çatışmaya yol açmakta, hızlı bir yarışın olmasına neden olmaktadır.
“İlk aya yolculuk planlarının NASA başlatmıştır. Başka John F. Kennedy’nin 25 Mayıs 1961’de kongrede bir özel oturumda yaptığı konuşmada “önümüzdeki 10 yıl içinde bir adamın aya gitmeyi ve dünyaya dönmeyi başaracağına inanıyorum” sözleri bu çalışmaların daha da hızlandırmıştır soğuk savaş döneminde uzay çalışmaları konusunda da Sovyetler Birliği ile yarışan Amerika uzay harcamaları için büyük bütçeler ayırıyordu. Aya gönderilecek uzaya aracı için çalışmalar uzun bir süre devam etti. Bu çalışmalar sırasında yapılan test uçuşlarından birinde NASA 3 astronotunu kaybett.”
“Sonunda 16 Temmuz 1969’da Neil Armstrong, Edwin Aldrin Jr. ve Micheal Collins adlı üç astronotu taşıyan Apollo 11 tarihe geçecek ay yolculuğuna çıktı. Apollo 11, 19 Temmuz’da ay yörüngesine girdi. Kartal(EAGLE) adlı modül ay yüzeyine başarıyla indi ve Armstrong aya ayak basan ilk insan olarak tarihe geçti. Armstrong’un ardından Edwin Aldrin’de yüzeye indi. Ay toprağından örnekler alan, bazı bilimsel deneyler yapan ve Amerikan bayrağını aya diken iki astronot görevlerini başarıyla tamamlayarak dünyaya döndüler”
İlk aya yolculuğun tamamlanmasının ardından tartışmalar da başladı. Bu tartışmalara sonunda uzayda yaşam olup olmadığı konusu üzerinde durulmaya başlandı. İnsanın bir ortamda hayatını devam ettirmesi için; atmosfer, radyasyon ve yerçekiminin bulunması gerekmektedir. Özellikle atmosfer canlı yaşamı için çok önemlidir.
Dünyamızda %78 oranında azot, %21 oranında oksijen bulunmaktadır. Uzay boşluğunda ise hava olmayıp sadece bir miktar gaz bulunmaktadır. Bu nedenle uzaya giden araçların içerisinde hava tankları bulunmaktadır. Uzay tamamen soğuktur. İnsan ise sadece belirli sıcaklık ölçütleri içersinde yaşayabilmektedir. Bu nedenle uzay aracında ısı sistemi de olmalıdır.
İnsan oğlu çıplak iken uzay boşluğunda kalıcı zarar görmeden 30 saniye kadar yaşayabilir. Nefesinin tutmamak kaydıyla 30 saniye boşlukta kalan insan patlamaz, donmaz ve bilinci tamamını kaybetmez. 30 saniye sonlarında oksijen yokluğu sonucu bilinç kaybı oluşmaya başlar. 1 veya 2 dakika sonra ise yaşam faaliyetleri tamamen durur ve insan hayatını kaybeder.
Uzayda karşılaşacağımız diğer bir sorun ise yer çekimidir. Dünyadan uzaklaştıkça yer çekimi azalmaktadır. Aralarında ters bir orantı vardır. bu yüzden uzayda yer çekimi yoktur.
Günümüzde insanlığın ortak amacı her şeyden haberdar olma, uzayın tüm olanaklarından yararlanmaktır. Şu anda uzayda Türksat adlı bir uydumuz bulunmaktadır. Uydumuz sayesinde haberleşmenin gücü hızla artmıştır.
İletişim kurmanın en kolay yolu konuşmaktan geçer. Karşımızdaki insanların duygularımızı ve isteklerimizi anlatmanın diğer bir yolu da el kol hareketleridir. Fakat bunların dışında da ilkle haberleşme yolarlı vardır: Atlı elçilerle, dumanla ve güvercinler gibi.
Karadeniz Bölgesi’nde bulunan köylerimizin bazılarında yer şekillerinin de etkisi ile dağınık yerleşme görülmektedir. Evler arasındaki mesafe uzak odlundan dolayı insanlar ıslıklarla iletişim kurmaktadırlar. Her ıslık tonu başka bir ablam ifade eder. Fakat sadece insanlar için değil toplumlar içinde iletişimin önemi büyüktür.
İnsanların uzaktan haberleşmesine imkan veren teknik araçlar Fransız Devrimi’nden hemen sonra optik telgrafın bulunması ile gelişim sürecine girdi.
1837’de elektrikli telgrafın bulunması ile iletişim çağı başlamıştır.
Telefon 1876 yılında Graham Bell tarafından bulundu. İnsan sesinin iletiminde önce ülke içerisinde daha sonra da ülkeler arasında yayılmasına imkan verdi. Bu yenilik bir çok kaygıyı da beraberinde getirdi. ABD’de benimsendi ve daha sonra ülkeler arasında yayılmaya başladı. 19. yy’da etkileşim ağları kurulmaya, insanlar arasındaki etkileşim gelişmeye başladı.
“Tarihte ilk ses kaydı 1877 yılında Thomas Edison tarafından yapılmıştı. Son 20 yılda yaşanan gelişme ise gerek ses kalitesinde gerekse şiddetle kayıt sisteminde mükemmeli yakalamayı hedeflemektedir”
İnsanlar, aralarındaki mesafe ne kadar uzak olursa olsun birbirleri ile kolayca iletişim kurmaktadırlar. Örneğin; bir faks makinesi birkaç dakika önce Türkiye’de bir fotoğrafı yayınlarken birkaç dakika sonra New York veya Tokyo’da yayınlayabilmektedir.
20. yy’daki en büyük gelişme hiç kuşkusuz bilgisayar teknolojisinde yaşanmıştır. İnternet ağının kurulması sonucunda bilgisayar ve internet; evlerimizi, işyerimize hatta günlük hayatımıza kadar girmeyi başarmıştır. Bilgisayar teknolojisi beraberinde çok büyük yenilikler ve kolaylıklar getirmişti. Örneğin; bilgisayar hayatımıza girmeden önce para yatırma işlemleri için bankalarda saatlerce sıra beklerken şu anda internet sayesinde işlemlerimizi en kısa zamanda gerçekleştirebilmekteyiz.
Biliyoruz ki bu teknoloji burada kalmayacak, insanlar yaşadığı sürece teknoloji de ilerleyecektir. Şu an bize hayal gibi gelen çoğu araçlar hayatımıza girecek ve hayatımızı kolaylaştırmaya devam edecektir.

teknoloji nedir,teknolojix,teknoloji ve tasarım,teknolojinin yararları,teknoloji haberleri,teknolojinin zararları,teknolojinin faydaları,bilim ve teknoloji, son dakika haberleri, bilim teknik, sinema, müzik, kitap, bilim, bilim ve teknik, bilim teknik, teknoloji, endüstriyel teknoloji, teknoloji televizyonu, Bilim ve Teknolojileri Üzerine Güncel Haberler, Makaleler, İncelemeler, Linux haberleri Kısaca Teknoloji Haberleri, Msn 9.0, Windows Live Messenger 9.0, Messenger 9.0, Messenger Plus türkçe, teknoloji haberleri, donanım haberleri, Mobil teknoloji, yazılım haberleri , Bilim,Bilim Haberleri,Bilim ve Teknoloji,Teknoloji Haberleri,Donanım,Donanım Haberleri,