fav. | | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

Teknolojik Gelişmeler, endüstriyel teknoloji, teknoloji televizyonu,elektironik,aletler,yeni teknoloji,

Teknik Teknolojik Gelişmeler,Teknoloji Hakkında Güncel Başlıklar , donanım,bilgisayar donanım fiyatları,donanım haberleri,donanım hakkında , iyi anakart,gigabyte anakart,gold bilgisayar,haber,haberler,teknoloji ve bilim,teknoloji,bilim,teknoloji ve tasarım sitesi,teknoloji haberleri,bilim haberleri,bilim ve teknoloji,türk bilim,zeka oyunları,


Get your own Chat Box! Go Large!

Nickinizi Değiştirmek için Kendi Nickinize Tıklayın !!!

CAM VE KATKI MADDELERİNİ KİM İCAT ETTİ

Cam, Romalılarda yaygın bir alanda kullanılıyor, hatta işlenerek üzerine gravürler yapılıyordu. Ortaçağ’ın karışık ortamına rağmen cam yapımcılığı ormanlık bölgelerde, ma­nastırların çevresinde ve kentlerde ge­lişti. Yalnız Fransa’da yirmi beş fab­rika vardı. Bunlardan ilki, 1290′da kurulan Quiquengragne’dir (Aisne). Soyluların girmesine izin verilen bir­kaç zanaattan biri olan camcılık, da­ha da ilerleyince ilk camcılar loncası (1373′te Nurenberg’de) kuruldu.

O günlerin camları kaba ve az saydamdı, fakat yine de ev yaşamında gerçek birdeydi yarattı. Pencerele­re yağlı kâğıt panolar yerine cam ge­çirildiğinde, evler ilk kez aydınlandı.
Gözlük de bu dönemin icadıdır. Venedik Cumhuriyeti’nde gözlük ya­pımcılarıyla ilgili bir yasa yayımlan­mış olduğuna göre; (1284) bu icadın 1280 dolaylarında gerçekleştirildiği­ni kabul edebiliriz.
Camın yayılmasıyla, “Bilimin ya­ratılmasında gerekli koşul olan deney­sel yöntemin hareket üssü” diyebile­ceğimiz astronomik gözlük ve mikros­kobun icadına yol açmıştır.
Dünyanın en ünlü cam imalât ha­nesi haline gelecek olan Venedik ya­kınında Murahö’daki fabrika, XII,-XVIII. yüzyıllar arasında saydamlık, şekillerindeki zariflik, renklerindeki canlılık ve kusursuz pazarlık bakımın­dan eşsiz kristaller.üretilmiştir. Oradaki ustalar, yöntemlerini büyük bir kıskançlıkla gizli tutmaktaydılar. Ama arada kendi hesaplarına bir “Venedik camları imalâthanesi” kur­dukları da olurdu. Bu olayların özel­likle XV. yüzyılda çoğalması, Vene­dik Cumhuriyeti’nin çöküş nedenle­rinden biri olmuştur.
Gotik katedrallerde hayranlıkla seyredilen Fransız camcılığının ürün­leri olan vitraylar da da Ortaçağ’dan kalmadır. Bu zanaat. XII. yüzyılda en olgun dönemine ulaşmıştır.
Vitray, kurşundan bir ağla tut­turulan renkli camlardır, cam ve boyalı maddelerin bileşim oranları gizli tutulmaktaydı. Sözgelişi; ma­vi, kobalt oksidiyle; koyu yeşil, ba­kır dioksidiyle ve çeşitli kırmızılılar da manganez dioksidiyle elde edi­lirdi. En küçük bir renk değişikli­ği, ayrı bir kurşun bölmeyi gerek­tirirdi. Bu dönemin zanaatçıları üs­tün bir mükemmeliğe eriştirmişler-di; büyük düzenlemelerin renkli ışık demetlerini inanılmaz bir ustalıkla işlemekteydiler. Bunu günümüzde Paris’teki NotreDame, Chartres ya da Bourges katedralleri kanıtla­maktadır.
Bu “mükemmellik” tutkusu ve akıl almaz sabır örneği, hemen her Ortaçağ zanaatında göze çarpar. Çalışmalarının aylarca, yıllarca sür­mesini umursamayan tezhipçilerin, minyatürcülerin ve ciltçilerin eser­lerini bir gözlerimizin önüne getire­lim… Unutmamalı; yağlıboya tab­lo da o dönemle Van Eyek’le (1429) başlamıştı.
I898Me Saone-et-Loire’de bu­lunmuş olan en eski Avrupa ‘tahta oyma’sı (Bois Protat) 1370′den kal­ma bir eserdir.
Tekniğin sanatı desteklediği alanlarda; sözgelişi, çömlekçilikte, Doğu’nun katkısı büyük oldu. Batı, yalnız adi kili bilirdi. Bunu, üs­tü sırlı olsun diye, ya 1.200 derece ısıda pişirdi (gres) ya da daha az ısı­lda pişirip üstünü sırladı (fayans). XIII. yüzyıl İspanyol seramikçile­rinin elinde, sonra da 1443′te Fioransalı heykeltraş Luca della Robia sayesinde fayans, altın pırıltılı gü­zel bir seramik halini alacak ve Rö­nesans’ta en “mükemmel” biçime ulaşacaktır.
Çin’de yirmibeş yüzyıl öncesin­den beri kaolin kullanılmaktaydı. 1.500 derecede ısıda pişirilen bu kil su geçirmez ve saydam bir madde­ye (perselen’e) dönüşüyordu. X yüzyıldan başlayarak Çinliler por­selenden benzersiz eserler meydana getirdiler. Bunları XV. yüzyılda Portekizliler ve Hollandalılar. Av­rupa’ya yaydılar.
Çini mürekkebi de Batı’ya Çin’­den gelmiştir. Güney Moğolistan’­da ve Kore’de ele geçen bazı kalın­tıların Han dönemi; yani, M.Ö. 206 yılı eserleri oludğu anlaşılmıştır. Bin yıl sonra Song soyu döneminde Çin sanatı gümüş, altın, sedef ve çini mürekkepleri kullanmaya başlamış­tır. Çini mürekkebi ve porselen, Kutsal tmparatorluk’un Batı’ya tek armağanı olmamıştır. M.S. 1. yüz­yılın başlarında Çin’in dünyaya sunduğu ipek, Araplar aracılığıyla Avrupa’ya akan önemli bir ticaret eşyası olmuştur.
Doğu’nun Batı’ya armağan et­tiği lüks eşyalara halı’yı da eklemek gerekir. Halıcılık; önce Orta Asya’-daki göçebe toplumlarda başlamış, sonra da oradan İran’a geçmiş ve ıran halı sanatı da Arap egemenli­ği döneminde doruğuna erişmişti. Daha sonra yine Araplar aracılığıyla İspanya’ya giren halıcılık orada» da Avrupa’ya yayılmıştır.

teknoloji nedir,teknolojix,teknoloji ve tasarım,teknolojinin yararları,teknoloji haberleri,teknolojinin zararları,teknolojinin faydaları,bilim ve teknoloji, son dakika haberleri, bilim teknik, sinema, müzik, kitap, bilim, bilim ve teknik, bilim teknik, teknoloji, endüstriyel teknoloji, teknoloji televizyonu, Bilim ve Teknolojileri Üzerine Güncel Haberler, Makaleler, İncelemeler, Linux haberleri Kısaca Teknoloji Haberleri, Msn 9.0, Windows Live Messenger 9.0, Messenger 9.0, Messenger Plus türkçe, teknoloji haberleri, donanım haberleri, Mobil teknoloji, yazılım haberleri , Bilim,Bilim Haberleri,Bilim ve Teknoloji,Teknoloji Haberleri,Donanım,Donanım Haberleri,